Yazi hakkinda Kasım 30th, 2009 ve Haber Konuları
//
Ben çocukken İstanbul’a sık sık gelen bir Azeri orkestra şefi vardı, çok sempatik bir adamdı, hikâyeleri dilden dile dolaşırdı. ’teki İzmirliler ekibini oluşturan Cafer, Meriç, Neşe üçlüsünden onların o matrak “İzmircesini” de öğrenmiştim.
//
Azeri lehçesiyle konuştuğu için hikâyeleri de genellikle kelimelerle ilgili olurdu.
Bir seferinde dolmuşa binmiş.
Harbiye’de Radyoevi’ne gidiyormuş, yaklaştıklarında “şoför bey, ben düşeceğim” demiş.
Azerilerin “inmeye” [...]